Yurtdışında Eğitim ve Özellikle Almanya

 

Genel olarak:

Türkiye için Yurtdışı eğitim denildiğinde ilk olarak akla gelen ülkeleri iki gruba ayırabiliriz. 
Buna göre öncellikle Anglo-Sakson ülkeler dediğimiz ABD, İngiltere, Kanada, Avusturalya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler ile klasik kıta Avrupası ülkelerini sıralayabiliriz. 

Bu ayırım aslında yurtdışı eğitim konusunda yapılacak tercihlerde mihenk taşı olarak kabul edilebilir. Zira yurtdışında eğitim almak isteyen ilgililer tercihlerini bu ayırıma göre belirlerlerse amaçladıkları faydaya daha kolay kavuşabileceklerdir. 

Anglo-Sakson ülkeler siyasi yapılarının yurtdışından gelen öğrenciler için elverişli olması, yönetim anlayışlarının daha liberal olması, eğitim olanaklarının ve özellikle de üniversitelerde verilen eğitimin kaliteli olmasınının yanısıra, bir dünya dili olarak kabul edilen ingilizcenin buralarda öğrenilebilmesinden dolayı tercih edilmektedirler. 

Buna karşılık kıta Avrupası ülkelerinden Almanya, Fransa, İtalya ve İsviçre gibi ülkeler ise; daha çok ilgililerin şahsi durumlarına bağlı nedenlerden dolayı tercih edilmektedir. Gerçekten bu ülkeler, bazen buralarda bulunan bir akrabanın vaat ettiği yardımdan dolayı, bazen bu ülkelerde geçerli olan bir burstan, bazen sadece özel ilgi ve istekten kaynaklanan nedenlerden dolayı tercih edilebilmektedirler. Şüphesiz bu ülkelerde eğitimin –şimdilik- bedava olması ve Türkiye’ye yakın olmaları da belirleyici etkenlerin başında gelmektedir. Ayrıca Amerika ve İngiltere üniversiteleri ile yarışta bir hayli geride kalan ve beyin göçü olarak çok az sayıda öğrenciyi kendine çekebilen bu ülkeler bazen öğrenci çekebilmek için cazip programlar ve eğitim olanakları sunabilmektedir. Burada güçlü ekonomisi ve buna bağlı olarak yurtdışına çıkan öğrencilerin tercihlerinde bazen ana neden olan, okul dışı zamanlarda iş bulma olanaklarının çokluğu ve hatırı sayılır sayıda gurbetçimizin bu ülkede bulunması nedeniyle Almanya son zamanlarda çok tercih edilen bir ülke durumuna gelmiştir. Bu yazının konusu da Almanya’daki eğitim imkanları ile ilgilidir.

Neden Almanya?

Almanya'da üniversite eğitimi kural olarak ücretsizdir ve eğitim harçları Türkiye'den bile daha düşük olup her dönem başında ortalama sadece 40-50 EURO ödenmesi gerekmektedir. Bu miktar da aslında harç olmayıp öğrenci işleri için bir sosyal katkı niteliğindedir. 

ABD, İngiltere, Avustralya vs. gibi harçların astronomik seviyelerde bulunduğu ülkeler karşısında Almanya’daki üniversitelerin bedava olması aslında Almanya’nın tercih edilmesindeki ana neden olup, özellikle orta gelirli vatandaşlarımız için Almanya vazgeçilmez bir yurtdışı eğitim seçeneği olarak ortaya çıkmaktadır.

Son dönemlerde nüfus profilinde artan yaşlılık oranı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik sıkıntılar ile İnternet ve iletişim teknolojileri alanındaki yetişmiş eleman ihtiyacı, yabancı iş ve beyin gücü transferini yeniden Almanya'nın gündemine getirmiş bulunuyor.

Vize ve Oturma İzni:

Almanya vize alabilmede önemli zorluklarla karşılaşılan bir ülkedir. Vize alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; talep edilecek vizenin mutlaka bir “öğrenci vizesi” olmasıdır. Çünkü turist vizesi Almanya’da öğrenci vizesine çevrilememekte ve yeniden Türkiye’ye dönülmesi gerekmektedir ve bu durum gereksiz zaman ve para kaybına neden olacaktır. Buna karşılık Türkiye'deki Alman konsolosluğundan kural olarak en fazla üç aya kadar verilen öğrenci vizesi, Almanya'da ilgili yabancılar şubesinde (Auslaenderbehörde) gerekli belgeler (kurs veya üniversite öğrenci belgesi ile geçerli teminat belgesi) götürülerek problemsiz uzattırılır. Öğrenciler ve araştırmacılar Almanya'da somut bir amaca bağlı, geçici bir statü olan "oturum müsaadesi / Aufenthaltsbewilligung" ile ikamet edebilirler. 2 yıllık sürelerle uzatılan bu belgede eğitim yapılacak alan somut olarak belirtilir. Azami oturum süresi 10 yıl ile sınırlanmıştır. 

Vize başvurularında üniversiteden bir kabul belgesi alındıktan sonra daha kolay sonuç alınabilmektedir. Ancak Almanya'da bir dil kursundan alınacak kayıt belgesi de başvuruya dayanak yapılabilir. Dil kursu fiyatlarının Almanya'da diğer ülkelere ve Türkiye'ye nazaran çok fazla olmaması (aylık yaklaşık 100 Euro’dan başlayan fiyatlar) uygulamada bu ihtimali son derece cazip hale getirir. Yine burada kayıt yapılan dil kursunda yoğun program “intensiv kurs” ve bu programın da haftalık en az 20 saatlik olması gerektiği unutulmamalıdır. 

Üniversitelere Kabul Şartları: 

Burada başvuru yapan kişinin Türkiye’de üniversite mezunu olup olmaması önemli farklılıklar doğurmaktadır. Buna göre Türkiye’de üniversite bitiren bir kişi Almanya’da istediği bölüme başvurabilme ve okuyabilme olanağına sahiptir. Bu satırların yazarı Türkiye’de sözel bir bölüm olan hukuk fakültesi mezunu olmasına karşılık Almanya’da tamamen sayısal bir bölüm olan Bilgisayar Mühendisliğine kayıt yaptırmış ve belirli bir süre okumuştur. Buna karşılık başvuru sahibi Türkiye’de üniversite mezunu değilse, ÖSS Sonuç Belgesi, ÖSS'de Türkiye'de kazanılmış bölüme eş veya benzer bir bölüme herhangi bir Alman üniversitesinde kayıt yaptırabilme imkanını sağlamaktadır. Daha acık ifade ile, teorik olarak Türkiye'de girilen ÖSS Sınavı'nda kazanılan bölümü bir Alman üniversitesi çatısında okumak imkanı bulunmaktadır.

Yukarıda anılan olanakların sağlanması ancak bütün Alman üniversite ve yüksek okullarınca kural olarak istenen Almanca Dil Yeterlilik Sınavı / DSH'nın başarılması durumunda mümkündür. Bu sınav yaklaşık Orta Derece II / Mittelstufe II seviyesinde bir dil birikimini gerektirip, sıkı bir çalışma ile aşağı yukarı 6 -12 ay arası süren bir dil kursu eğitimi ile kazanılabilir. Bu sınava hazırlık için hemen her üniversitenin ücretsiz sunduğu dil kurslarına / DaF da belli bir seviyeden sonra kaydolabilmek mümkündür. 

Ayrıca Türkiye'de ÖSS Sınavını kazanan kişinin üniversite sınavına kadar görmüş olduğu eğitim 12 yıldan az ise Almanya'da Almanca bilgi durumuna göre iki veya bir sene süren denkleştirme programı öngörülmüştür. Bu programın ismi ise “Studienkolleg”dir Bu eğitim neticesinde basarı seviyesine göre uygun bir üniversiteye kayıt yaptırmak mümkün olmaktadır. Daha çok ailesi Almanya'da olup liseyi Türkiye'de bitirmiş öğrenciler açısından pratik değere sahiptir.

Üniversite Sistemi ve Eğitim Yapısı:

Almanya siyasi yapısı gereği eyaletlerden oluşan bir ülkedir ve her eyalet kendi eğitim bakanlığına bağlı olarak eğitim sistemini belirler. Buna karşılık eğitim sisteminde eyaletler arasında temelde çok büyük farklılıklar olmayıp bütün eyaletlerde benzer bir eğitim yapısı bulunmaktadır. 

Almanya'da yüksek eğitim alanında sistem, Üniversiteler/ Universität ve Meslek Yüksek Okulları / Fachhochschule şeklindeki bir temel ayrıma dayanır. Yüksek eğitimin omurgasını ve yabancı öğrencilere yönelik en geniş alternatifleri teknik üniversite ve klasik üniversite olmak üzere iki formda bulunan üniversiteler sunar. Meslek Yüksek Okulları ise toplum ve ekonomideki yetişmiş nitelikli personel ihtiyacına cevap vermeye yönelik kısa süreli (3 yıl) ve mesleki odaklı eğitim kurumlarıdır. Genellikle bir üniversiteye bağlı olarak eğitim verirler. 

Üniversite eğitimi; Temel Eğitim / Grundstudium ve Ana Eğitim / Hauptstudium şeklinde ayrılır. Bir bölümle ilgili temel bilgilerin verildiği Temel Eğitim 4 sömestr sürer, genellikle bir ara sınav / Zwischenprüfung ile sona erer. Ardından başlayan Ana Eğitim süresince ilgili bölümde uzmanlaşma ve derinleşmeye yönelik bilgiler öğrenilir. 

Yüksek Lisans Programları:

Almanya’da yüksek lisans programları konusunda tam bir benzerlik yoktur. Bunun temel nedeni ise Alman üniversite sisteminde böyle bir eğitim sisteminin, yani yüksek lisansın bulunmamasıdır. Almanya’da üniversite mezunları doğrudan doktoraya başvurma olanağına sahiptir. Yurtdışından gelen öğrenciler ise fakültelerine göre ayırıma tabi tutulmaktadır. Bazen, fark dersleri alınmak suretiyle bir Alman üniversite diploması alınıp bu şekilde doktoraya başvurabilirken bazen de –yabancı ülkelerden gelen öğrenciler için özel olarak oluşturulan- bir yüksek lisans programına alınarak daha sonra doktoraya başvuru imkanı sağlanmaktadır. Mesela hukukçular için LL.M denen bir mastır programı vardır. Türkiye’den giden her hukuk öğrencisi yabancı dil sınavını başarmak kaydıyla bu programa başvurabilir. Bu bir yıllık programın sonunda istenirse doktoraya devam olunur ya da bir mastır diploması (LL.M derecesi) alınabilir. Almanya’da ayrıca amerikan sisteminin etkisiyle son zamanlarda MBA programları ve İngilizce mastır programları da açılmaktadır. Yine buralarda belirli bazı dersler alındıktan sonra yazılacak bir mastır tezi ile mezun olunur. Ancak bütün durumlarda öncellikle bir öğrenci vizesi alınarak Almanya’ya gidilmesi ve bütün bu programlar hakkında yapılacak tercihlerin oradan yapılması tavsiye olunur.

Sağlık Sigortası:

Almanya'da yaşayan herkes sağlık sigortası yaptırmak zorundadır. Üniversiteye kayıt esnasında sigorta belgesinin mutlaka sunulması lazımdır. Ayrıca sağlık masraflarının aşırı yüksekliği nedeniyle pratik olarak herkesin sigorta yaptırmasında menfaati vardır. Kişisel duruma bağlı olarak değişen aidatlar 50 ile 100 Euro civarında değişir.

Geçim Şartları:

Almanya'da normal şartlarda tutumlu bir öğrenci 500 EUR ile geçinebilir. Bu miktar ülkemizde çoğu memurun maaşına tekabül ettiği ve bazen bunu aştığı göz önüne alınacak olduğunda belki yüksek görünebilir. Ancak insanların gelir düzeylerinin ülkemizden çok daha yüksek olduğu bir ülkede bu denli bir aylık harcama çok görülmemelidir. Çünkü Almanya’da işçilere ücretleri saat başına verilir ve genelde saati 6 Euro’dan düşük işler yok denecek kadar azdır. Örneğin bu satırların yazarı yaz tatilinde fabrikada saati 14 Euro’ya çalışmıştı.

Üniversite öğrencilerine tanınan yılda üç ay ile sınırlı vergiden muaf çalışma imkanı sayesinde bir öğrencinin yıl boyunca kendisini finanse edebilme yolu acıktır. Öğrencilere tanınan 90 günlük çalışma hakkı, öğrenci tarafından bir yıllık sürenin istenilen bölümünde serbestçe kullanılabilir. Ancak yazın izne giden işçilerin yerine fabrikalarda iş bulunabilmekte ve buralardan yıllık masrafların tamamını çıkaracak bir gelir elde edilebilinmektedir. Bunun dışında okul zamanlarında ise hizmet sektöründe özellikle lokantalar, Cafe’ler veya temizlik işlerinde çalışma olanakları mevcuttur.

Ev Bulma Şartları:

Almanya'da barınma ihtimallerinin çok çeşitli oluşu daha uygun şartlarda bir seçenek bulmayı kolaylaştırır. Tek kişilik daireler yanında çoğunlukla bağımsız veya daire içinde (Wohngemeinschaft-WG) odalar kiralanır. Oda genişlikleri genellikle 10-25 m2 arasında değişir. Kira değerleri oda genişliğine, bina kalitesine, şehre ve şehirdeki konuma bağlı olarak Almanya çapında 100 ile 400 Euro arasında değişmektedir. 

Dönem başlarında oda bulmak hemen hemen bütün Almanya'da çok zor olduğundan sömestr başlamadan uzun bir zaman önceden rezervasyon yapılması çok önemlidir. Kısa süreli barınma için çok sayıdaki gençlik yurtları (Jugendherberge) uygun bir alternatiftir.
Üniversite Başvuru Süreleri 

Alman üniversitelerinde yıllık öğrenim yerine sömestr sistemi mevcuttur. Buna göre şartlar mevcutsa öğrenime güz sömestrinin yanı sıra bahar sömestrsinde de başlanabilir. Her üniversite için ayrı ayrı belirlenmekle birlikte ülke genelinde genellikle 

Kış Sömestri için 15 Temmuz'a 
Yaz Sömestri için 15 Ocak'a 

kadar üniversitelerce hazırlanmış Kayıt Başvuru Formları / Zulassungsformulare üniversitelerin ilgili öğrenci işleri birimlerine ulaşmış olmalıdır. 

Yani Almanya'da yabancı öğrenciler için kayıtla ilgili kararı prensip olarak Türkiye'deki YÖK'e benzer bir kurum olan ZVS / Zentralevergabestelle değil, üniversiteler kendileri vermektedir. Dolayısıyla birden fazla üniversiteye başvuru yaparak herhangi bir üniversiteden Kabul Belgesi / Zulassungsbescheid alma ihtimalinizi yükseltebilirsiniz. Buna hukuki bir engel bulunmayıp yalnız posta ve çeviri tasdik masraflarının ek külfet olarak fazladan ödenmesi gerekir. Daha sonra birden fazla kabul gelmesi durumunda içlerinden biri seçilebilir. 

Sonuç Olarak:

Bu kısımda yukarıda genel olarak anlattığım bilgileri kısaca toparlamamaya çalışacağım. Yurtdışı eğitim konusunda en önemli ve öncellikle halledilmesi gereken konu, iyi düşünüp doğru bir karar verilmesidir. Kesin ve doğru bir karar verilip, doğru zamanda doğru işler yapıldığı takdirde sonuca ulaşmak hiç de zor olmayacaktır. Zira yurtdışı eğitim, sadece belli bir ekonomik gücü olanların değil, herkesin yapabileceği ve hiç de sanıldığı kadar zor olmayan bir iştir. En önemli ve temel sorun olan vize aşaması geçildikten sonra gerisi kendiliğinden gelecektir. Buna göre öncellikle gidilmek istenen ülke yada ülke grupları (kıta avrupası yada anglo sakson ülkeler) seçilmelidir. Ardından ilgili ülkenin burada bulunan konsolosluğunun isteyeceği ekonomik garanti şartları yerine getirilmelidir. Bu şartlar hiç de sanıldığı kadar ağır şartlar değildir. Bazen bir ev tapusu ve hatta bazen bir tarla tapusu gösterilerek vize alınabildiği görülmüştür. Buna en güzel örnek, Ankara’ya bağlı bir köyde kısıtlı imkanlarla yaşayan ve babasına ait tarla tapusunu sunarak vize almayı başaran arkadaşımdır.

İlgili ülkeye gidildikten sonra eğer maddi açıdan fazla bir sorun yoksa yapılacak en basit ve akıllıca şey, ilgili dile konsantre olmak ve buradaki imkanları kullanmaktır. Örneğin evde televizyon izlemek yada sokakağa çıkıp insanlarla sohbet etmek bile dil eğitimine katkı sağlar. Bu nedenlerle dil eğitimi hiç de normal dersler kadar sıkıcı bir şey değildir. Aslında akıllıca düşünüldüğünde eğlenceli bir çalışmadır. 

Yurtdışında eğitim konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri, ilgili dili en iyi şekilde öğrenmek ve üniversitedeki derslere iyi konsantre olarak çok çalışmaktır. Zira yabancı bir dilde alınan eğitimde ilgili ülke vatandaşlarından çok daha fazla ders çalışmak lazımdır. Çünkü, kişi dili ne kadar iyi öğrense de hiçbir zaman ana dilin yerini tutamaz. Gittikleri ülkede yıllarca kaldıkları halde dil sınavını başaramadıkları için üniversiteye kabul edilmeyen yada dil sınavını başarıp üniversiteyi bir türlü bitiremeyen vatandaşlarımızın sayısının çokluğu göz önüne alındığında bu konunun önemi daha da anlaşılacaktır.

Son olarak yurtdışında eğitim almak isteyen isteklilere şahsi tecrübelerimden yola çıkarak kısa bir tavsiyede bulunmak isterim: Yurtdışında istediğniz ülke ve okulda eğitim almak hiç de sanıldığı kadar zor bir iş değildir. Kendine güvenen ve akıllıca davranan her gelir düzeyine mensup kişi pekala istediği eğitimi yurtdışında alabilir.